Kalp Krizi Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Kalp Krizi
Kalp krizi, kalbi besleyen damarlardan birinin pıhtıyla aniden tıkanmasıdır. En sık belirtisi göğüste baskı, sıkışma veya yanmadır; ağrı kola, çeneye ya da sırta yayılabilir ve soğuk terleme, nefes darlığı, bulantı eşlik edebilir. Bu belirtiler 5 dakikadan uzun sürüyorsa beklemeden 112 aranmalıdır. Tedavide amaç tıkalı damarı en kısa sürede, çoğunlukla anjiyo ve stentle açmaktır.
Türkiye’de kaybettiğimiz her üç kişiden biri kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. TÜİK’in Haziran 2026’da açıkladığı verilere göre 2025 yılında 491 bin 684 kişi vefat etti ve bu ölümlerin %34,7’si dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Bu grubun en büyük payını %42,3 ile kalp krizinin de içinde yer aldığı iskemik kalp hastalıkları oluşturuyor. Bu oranlarla hesapladığımızda, ülkemizde iskemik kalp hastalığı nedeniyle her gün ortalama 200 kişiyi kaybediyoruz.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2022’de dünyada 19,8 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybetti ve bu ölümlerin %85’i kalp krizi ile inmeden kaynaklandı.
Bu rakamların arkasında çoğu zaman aynı hikâye var: belirtileri tanımamak, “geçer” diye beklemek ya da yıllarca sessizce ilerleyen risk faktörlerini önemsememek. Yıllardır kalp krizi geçiren hastaları tedavi eden bir kardiyolog olarak bu yazıda, hastalarımın ve yakınlarının bana en çok sorduğu soruları cevaplamaya çalıştım.
Kalp Krizi Nedir?
Kalp, vücuda kan pompalarken kendi ihtiyacı olan kanı da üzerinde taç gibi uzanan koroner damarlardan alır. Kalp krizi, tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü, bu damarlardan birinin aniden tıkanması ve o damarın beslediği kalp kası bölgesinin oksijensiz kalarak hasar görmesidir.
Bunu hastalarıma bir bahçe hortumu üzerinden anlatırım. Hortumun iç yüzeyi yıllar içinde kireçlenir, daralır ama su akmaya devam eder. Damarlarda bu kireçlenmenin karşılığı yağ, kolesterol ve iltihap hücrelerinden oluşan plaklardır ve bu sürece ateroskleroz, yani damar sertliği diyoruz. Bir gün plağın yüzeyi çatlar. Vücut bu çatlağı onarmak isterken oraya bir pıhtı yapıştırır ve pıhtı hortumu bir anda tıkar. Damar sertliği yıllar içinde gelişir, kalp krizi ise dakikalar içinde ortaya çıkar.
Damar tıkandığında kalpte neler olur?
Kardiyolojide sık tekrarladığımız bir söz vardır: “Zaman kastır.” Damar tıkandıktan sonra kalp kasında olanlar bu sözün neden bu kadar önemli olduğunu açıklıyor:
- İlk 20–30 dakika: Oksijensiz kalan kas hücreleri zorlanmaya başlar. Bu aşamada damar açılırsa hasar çok sınırlı kalabilir.
- İlk birkaç saat: Kalıcı hasar, kalp duvarının iç tabakasından dışa doğru yayılır. Bu süre içinde damarı açabildiğimiz her dakika, kurtarılan kas demektir.
- Sonraki saatler ve günler: Kaybedilen kas yerini yara dokusuna bırakır. Bu bölge kasılamaz ve hasar büyükse ilerleyen dönemde kalp yetersizliği ve ritim bozukluklarına zemin hazırlayabilir.
Bu nedenle uluslararası kılavuzlar, damarın tamamen tıkandığı krizlerde ilk tıbbi temastan itibaren yaklaşık 90 dakika içinde damarın açılmasını hedefler.
Kalp krizi ile kalp durması aynı şey mi?
Hayır, ve bu iki durum sıkça karıştırılıyor.
| Kalp krizi | Kalp durması | |
|---|---|---|
| Sorunun türü | Dolaşım (tesisat) sorunu: damar tıkanır | Elektrik sorunu: kalp ritmi bozulur |
| Kişinin durumu | Genellikle bilinci açıktır, ağrısını tarif eder | Saniyeler içinde bilincini kaybeder, nefesi durur |
| Ne yapılmalı? | 112’yi arayın, kişiyi dinlendirin | 112’yi arayın, hemen kalp masajına başlayın, varsa OED kullanın |
Kalp krizi, özellikle ilk saatlerde ritim bozukluğuna yol açarak kalp durmasını tetikleyebilir. Krizin ilk saatlerinin bu kadar tehlikeli olmasının nedenlerinden biri de budur.
Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?
Filmlerde kalp krizi hep aynı sahneyle anlatılır: biri aniden göğsünü tutar ve yere yığılır. Gerçekte belirtiler çoğu zaman daha sinsidir, hafif başlayıp saatler içinde artabilir. Hastalarımın büyük kısmı, ilk anda yaşadıklarının kalple ilgili olduğunu düşünmediklerini söyler.
Muayenehanede ve acil serviste en sık duyduğum tarifler şunlar:
- “Göğsümün ortasına biri oturmuş gibiydi.” Kalp ağrısı genellikle iğne batması gibi değil; sıkışma, baskı, ağırlık, yanma ya da daralma şeklindedir. Birkaç dakikadan uzun sürer veya gelip gider.
- “Ağrı sol koluma, çeneme vurdu.” Ağrı bir ya da iki kola, omuzlara, boyna, çeneye, sırta veya mide üstüne yayılabilir.
- “Nefesim yetmiyordu.” Nefes darlığı ağrıyla birlikte ya da tek başına görülebilir.
- “Soğuk soğuk terledim.” Sıcak olmayan bir ortamda, durup dururken başlayan soğuk terleme önemli bir uyarıdır.
- “Midem bozuldu sandım.” Bulantı, kusma ve hazımsızlık hissi özellikle kalbin alt yüzünü besleyen damarın tıkandığı krizlerde sık görülür. En çok gözden kaçan belirti budur.
- “İçimde kötü bir his vardı.” Baş dönmesi, bayılacak gibi olma, açıklanamayan halsizlik ve yoğun bir ölüm korkusu da tabloya eşlik edebilir.
Kadınlarda kalp krizi belirtileri
Kalp krizi uzun yıllar “erkek hastalığı” olarak görüldü. Oysa menopozla birlikte östrojenin koruyucu etkisi azalır ve kadınlarda risk hızla yükselir. Kadınlarda göğüs ağrısı daha silik olabilir; nefes darlığı, olağan dışı yorgunluk, bulantı, sırt veya çene ağrısı ön plana çıkabilir. Bu belirtiler kolayca stres ya da yorgunluğa bağlandığı için kadın hastaların hastaneye başvurusu daha geç olabiliyor.
Diyabet hastalarında ve ileri yaşta sessiz kalp krizi
Şeker hastalığı yıllar içinde sinirleri etkileyerek ağrı algısını azaltabilir. Bu hastalarda kriz yalnızca nefes darlığı ya da halsizlikle kendini gösterebilir, bazen hiç fark edilmez ve sonradan çekilen bir EKG’de ortaya çıkar. İleri yaştaki kişilerde de ani gelişen halsizlik, nefes darlığı veya bilinç bulanıklığı tek belirti olabilir.
Kriz öncesi uyarı işaretleri
Kalp krizi bazen hiçbir uyarı vermeden gelir. Ancak birçok hastada günler ya da haftalar öncesinden işaretler vardır: merdiven çıkarken, yokuş yukarı yürürken veya ağır bir yemekten sonra başlayan ve dinlenince geçen göğüs baskısı, önceden kolayca yapılan işlerde çabuk yorulma ya da nefes nefese kalma. Buna kararlı olmayan göğüs ağrısı (anstabil angina) diyoruz ve kalp krizinin habercisi olabilir. Bu tür bir şikâyetiniz varsa beklemeden bir kardiyoloğa başvurun.
Göğsünüzdeki baskı ya da ağrı 5 dakikadan uzun sürüyorsa, dinlenmekle geçmiyorsa veya terleme, nefes darlığı ya da bulantıdan biri buna eşlik ediyorsa beklemeyin ve 112’yi arayın.
Kalp Krizi Anında Ne Yapılmalı?
Acil serviste en çok üzüldüğüm cümle “geçer diye bekledim” cümlesidir. Ağrısı gece başlayıp sabahı bekleyen, önce mide ilacı içip sonra hastaneye gelen pek çok hasta görüyoruz. Oysa damarı ilk saatlerde açabildiğimizde kurtarabildiğimiz kalp kası çok daha fazladır.
Kalp krizinden şüphelendiğinizde yapmanız gerekenler:
- Hemen 112’yi arayın. Ambulans ekibi yolda EKG çekebilir, tedaviye başlayabilir ve hastaneyi önceden haberdar ederek sizi doğrudan anjiyografi yapılabilen bir merkeze yönlendirebilir.
- Kendiniz araç kullanmayın. Yolda bilinç kaybı ya da ritim bozukluğu gelişebilir.
- Hareketi bırakın. Oturun veya yarı oturur pozisyonda dinlenin, sıkı giysilerinizi gevşetin.
- Aspirin: Aspirine alerjiniz, kanama sorununuz veya doktorunuzun aksi yönde bir uyarısı yoksa, 112 görevlisinin önerisiyle bir adet aspirini çiğneyerek alabilirsiniz.
- Dil altı ilaç: Doktorunuz daha önce önerdiyse reçetenizdeki talimata göre kullanın.
Yanınızdaki kişi bilincini kaybeder ve normal nefes almıyorsa hemen kalp masajına başlayın ve çevrede varsa otomatik eksternal defibrilatör (OED) isteyin. Alışveriş merkezleri, havalimanları ve birçok kamu binasında bulunan bu cihazlar sesli komutlarla kullanıcıyı adım adım yönlendirir; kullanmak için sağlık çalışanı olmanız gerekmez.
Kalp krizi şüphesinde en sık yapılan hatalar
- Belirtileri mide rahatsızlığı, gaz sancısı ya da kas ağrısına bağlayıp beklemek
- Ağrı hafifleyince “geçti” diye düşünüp hastaneye gitmemek
- Aile üyelerini rahatsız etmemek için gece yardım istememek
- Hastaneye kendi aracıyla, hatta kendisi araç kullanarak gitmeye çalışmak
- Önce eczaneye ya da aile hekimine uğrayıp zaman kaybetmek
Kalp Krizi Neden Olur? Nedenleri ve Risk Faktörleri
Kalp krizlerinin büyük çoğunluğunun altında koroner arter hastalığı, yani yıllar içinde sessizce ilerleyen damar sertliği yatar. Daha az sıklıkla koroner damarın ani kasılması (spazm),damar duvarında yırtılma (koroner diseksiyon, özellikle genç kadınlarda) veya kalbin başka bir yerinden gelen pıhtının damarı tıkaması (emboli) krize neden olabilir.
Damar sertliğini hızlandıran risk faktörlerini iyi tanıyoruz ve ne yazık ki bazıları ülkemizde artış gösteriyor. TÜİK’in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması bu açıdan dikkat çekici:
| Risk faktörü | Türkiye, 15 yaş ve üzeri (2025) |
|---|---|
| Her gün tütün kullanımı | %30,1 (erkeklerde %42,9; 2022’de toplam %28,3) |
| Obezite | %21,8 (2022’de %20,2) |
| Hipertansiyon | %16,9 |
| DSÖ’nün önerdiği haftalık 150 dakika fiziksel aktiviteyi yapanlar | Erkeklerde %4,1, kadınlarda %2,7 |
Değiştirebileceğimiz risk faktörleri
- Sigara ve tütün ürünleri: Kalp krizinin en güçlü ve en önlenebilir nedenlerinden biridir. Damar iç yüzeyini bozar, kanı pıhtılaşmaya yatkın hale getirir. Genç yaşta kalp krizi geçiren hastaların büyük çoğunluğu sigara kullanır. Elektronik sigara, ısıtılmış tütün ve nargile güvenli bir alternatif değildir; pasif içicilik de risklidir.
- Yüksek tansiyon: Damar duvarını sürekli zorlayarak plak oluşumunu hızlandırır. Çoğu zaman hiçbir şikâyete yol açmaz.
- Yüksek kolesterol: Özellikle LDL (“kötü” kolesterol) yüksekliği plakların temel yapı taşıdır.
- Diyabet: Damar hasarını hızlandırır ve krizin sessiz geçmesine neden olabilir.
- Fazla kilo ve göbek çevresinde yağlanma
- Hareketsiz yaşam
- Beslenme: İşlenmiş gıdalardan, tuzdan, şekerden, doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme
- Kronik stres, yetersiz uyku ve aşırı alkol tüketimi
Değiştiremediğimiz risk faktörleri
- Yaş: Erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaşından sonra risk belirgin şekilde artar.
- Cinsiyet: Erkeklerde daha erken yaşta görülür; kadınlarda menopoz sonrasında risk hızla yükselir.
- Aile öyküsü: Anne, baba veya kardeşlerden birinde erken yaşta (erkeklerde 55, kadınlarda 65 yaşından önce) kalp hastalığı bulunması.
Risk faktörleri birbirinin etkisini katlar. Sigara içen, tansiyonu ve kolesterolü yüksek bir kişinin riski, bu faktörlerin tek tek toplamından çok daha fazladır. Güzel tarafı şu: Değiştirilebilir faktörlerin her biri üzerinde yapacağınız iyileştirme, riskinizi gerçekten azaltır.
Kalp Krizi Nasıl Teşhis Edilir?
Kalp krizi şüphesiyle gelen bir hastada tanı, birkaç temel tetkikle hızla konur:
- EKG (elektrokardiyografi): İlk ve en önemli adımdır. Hedef, hasta hastaneye ulaştıktan sonraki ilk 10 dakika içinde EKG’nin çekilip değerlendirilmesidir. EKG’ye göre kalp krizini iki ana gruba ayırırız: damarın genellikle tamamen tıkandığı STEMI ve kısmi tıkanıklığın daha sık olduğu NSTEMI. STEMI’de zaman kaybetmeden anjiyografiye geçeriz; NSTEMI’de ise zamanlamayı hastanın risk durumuna göre planlarız.
- Troponin testi: Kalp kası hasar gördüğünde kana karışan troponin düzeyi ölçülür. Gerekirse birkaç saat arayla tekrarlanır.
- Ekokardiyografi (kalp ultrasonu): Kalbin kasılma gücünü ve krizden etkilenen bölgeyi gösterir.
- Koroner anjiyografi: Bilekten veya kasıktan ilerletilen ince bir kateterle koroner damarlara kontrast madde verilir; tıkanıklığın yeri ve derecesi net olarak görülür. Anjiyografinin en büyük avantajı, gerektiğinde aynı seansta damarın açılabilmesidir.
Kalp Krizi Tedavisi: Anjiyo, Stent, Bypass ve İlaçlar
Tedavideki amacımızı tek cümleyle özetleyebilirim: Tıkanan damarı olabildiğince hızlı açmak ve kalp kasına yeniden kan akışını sağlamak. Hangi yöntemi seçeceğimiz krizin tipine, damarların yapısına ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Anjiyoplasti ve stent (perkütan koroner girişim)
Akut kalp krizinde, uygun bir merkezde zamanında yapıldığında en etkili tedavi yöntemidir ve girişimsel kardiyolojinin temelini oluşturur. Anjiyografi sırasında tıkalı damara ucunda balon bulunan ince bir tel ilerletilir. Balon şişirilerek damar açılır, ardından damarın yeniden kapanmasını önlemek için stent adı verilen ince metal bir kafes yerleştirilir. Günümüzde büyük çoğunlukla, damarın tekrar daralma riskini azaltan ilaç salınımlı stentler kullanıyoruz. Anjiyo ile stentin birbirinden farkını koroner anjiyografi ile stent arasındaki fark yazımda ayrıca anlattım.
İşlem çoğunlukla bilekten (radyal arter) yapılır. Genel anestezi gerekmez, hasta işlem boyunca uyanıktır ve bilekten yapılan işlemlerden sonra kısa sürede ayağa kalkabilir.
Pıhtı eritici (trombolitik) tedavi
Anjiyografi yapılabilen bir merkeze makul sürede, yani yaklaşık iki saat içinde ulaşılamayacaksa, damarı tıkayan pıhtıyı eritmek için damar yoluyla ilaç verilir. Bu tedaviden sonra da hastanın en kısa sürede anjiyografi yapılabilecek bir merkeze ulaştırılması önerilir.
Koroner bypass ameliyatı
Birden fazla damarda yaygın darlığı olan ya da damar yapısı stent için uygun olmayan hastalarda, kalp damar cerrahisiyle birlikte bypass kararı verilebilir. Bu ameliyatta göğüs, kol veya bacaktan alınan damarlar kullanılarak tıkalı bölgenin ötesine yeni bir kan yolu oluşturulur. “Stent mi, bypass mı?” sorusunun cevabı her hastada ayrı değerlendirilir.
Krizden sonra ilaç tedavisi
Damarı açmak tedavinin ilk adımıdır; yeni bir krizi önlemek ise büyük ölçüde ilaçlarla sağlanır. Hastaya göre düzenlenen tedavide sıklıkla şu ilaç grupları yer alır:
- Kan sulandırıcılar (antiagregan ilaçlar): Aspirin ve buna eklenen ikinci bir ilaç, özellikle stent sonrası belirli bir süre birlikte kullanılır.
- Statinler: Kolesterolü düşürür ve plakları dengeler.
- Beta blokerler: Kalbin iş yükünü ve ritim bozukluğu riskini azaltır.
- ACE inhibitörleri veya ARB’ler: Tansiyonu kontrol eder ve kalbin krizden sonra olumsuz yönde yeniden şekillenmesini önlemeye yardımcı olur.
Burada özellikle altını çizmek istediğim bir konu var: Stent takılan hastalarda kan sulandırıcıların doktora danışmadan bırakılması, stentin içinde pıhtı oluşmasına ve yeniden krize yol açabilir. Diş çekimi ya da başka bir ameliyat öncesinde ilaçlarınızı kesmeden önce mutlaka kardiyoloğunuza danışın.
Kardiyak rehabilitasyon
Kriz sonrası doktor gözetiminde yapılan egzersiz programı, beslenme danışmanlığı ve sigarayı bırakma desteği iyileşmeyi hızlandırır ve yeniden kriz geçirme riskini azaltır. Hastaların kontrollü bir şekilde harekete dönmesi, hem kalp sağlığı hem de özgüven için çok değerlidir.
Kalp Krizinden Nasıl Korunulur?
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kalp krizi ve inmelerin büyük bölümü, risk faktörlerinin yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde ilaç tedavisiyle kontrol altına alınmasıyla önlenebilir. Hastalarıma verdiğim önerileri şöyle özetleyebilirim:
- Sigarayı bırakın. Bıraktıktan bir yıl sonra koroner kalp hastalığı riskiniz, içmeye devam eden birine göre yaklaşık yarıya iner.
- Haftada en az 150 dakika hareket edin. Spor salonu şart değil; günde 30 dakikalık tempolu bir yürüyüş iyi bir başlangıçtır.
- Sofranızı Akdeniz tipi beslenmeye yaklaştırın. Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, balık ve zeytinyağına ağırlık verin; tuzu, işlenmiş et ürünlerini, hazır gıdaları ve şekerli içecekleri azaltın.
- Değerlerinizi bilin. Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri çoğu zaman hiçbir şikâyet vermeden yükselir. Hedef değerlerinizi doktorunuzla birlikte belirleyin.
- Kilonuzu ve bel çevrenizi takip edin.
- Uykunuzu ve stresinizi ihmal etmeyin.
- İlaçlarınızı düzenli kullanın ve kontrol randevularınızı aksatmayın.
40 yaşını geçtiyseniz ya da ailenizde erken yaşta kalp hastalığı varsa, hiçbir şikâyetiniz olmasa bile bir kardiyoloji kontrolü yaptırmanızı öneririm. Ayrıca ailenizi kalp krizi belirtileri ve 112 konusunda bilgilendirmeniz, acil bir anda değerli dakikalar kazandırır.
Kalp krizi sonrası hayat
Kalp krizi geçiren hastaların çoğu, doğru tedavi ve takiple işine, sosyal hayatına ve sevdiği aktivitelere geri dönebiliyor. Araç kullanma, spora başlama, cinsel yaşama dönme ve uçak yolculuğu gibi konuların zamanlaması krizin büyüklüğüne ve kalbin durumuna göre kişiden kişiye değişir; bunları kontrollerinizde kardiyoloğunuzla konuşun. Kriz sonrası dönemde kaygı ve moral bozukluğu yaşamak da oldukça yaygındır, bu konuda destek almaktan çekinmeyin. İlk haftalarda nelere dikkat etmeniz gerektiğini anjiyo ve stent sonrası iyileşme süreci sayfasında bulabilirsiniz.
Kalp Krizi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Göğüs ağrısı her zaman kalp krizi midir?
Hayır. Göğüs ağrısı kas, mide, yemek borusu, akciğer veya kaygı kaynaklı da olabilir. Ancak ağrının nedenini evde güvenle ayırt etmek mümkün değildir. Şüpheli bir ağrıda acil değerlendirme her zaman daha güvenlidir.
Gaz sancısı ile kalp krizi nasıl ayırt edilir?
Hareketle ya da nefes almakla değişmeyen, sıkıştırıcı tarzda, terleme veya nefes darlığıyla birlikte olan ağrı kalp açısından şüphelidir. Ancak kalp krizi tıpkı hazımsızlık gibi de hissedilebilir. Emin değilseniz acile başvurun; birkaç dakikalık bir EKG çoğu zaman soru işaretini ortadan kaldırır.
Kalp krizi belirtileri kaç gün önceden başlar?
Bazı hastalarda kriz hiçbir uyarı vermeden gelir. Bazılarında ise krizden günler ya da haftalar önce eforla ortaya çıkan ve dinlenince geçen göğüs baskısı, alışılmadık yorgunluk veya nefes darlığı görülür. Bu tür şikâyetler mutlaka bir kardiyolog tarafından değerlendirilmelidir.
Gençlerde kalp krizi görülür mü?
Evet. Kalp krizi ileri yaşta daha sık görülse de sigara, ailesel yüksek kolesterol, obezite, diyabet ve uyarıcı madde kullanımı 30’lu ve 40’lı yaşlarda da krize yol açabilir.
Sessiz kalp krizi nedir?
Belirgin şikâyete yol açmadan ya da çok hafif belirtilerle geçirilen kalp krizidir. Çoğu zaman sonradan çekilen bir EKG veya kalp ultrasonunda fark edilir. Diyabet hastalarında ve ileri yaştakilerde daha sık görülür.
Stent takıldıktan sonra normal hayata dönülür mü?
Çoğu hasta, bilekten yapılan bir işlemden sonra kısa süre içinde günlük hayatına dönebilir. İşe ve spora dönüş zamanı krizin büyüklüğüne ve kalbin durumuna göre belirlenir. Bu dönemde en önemli şey ilaçları aksatmamak ve kontrollere düzenli gelmektir.
Kalp krizi tekrarlar mı?
Kriz geçirmiş bir kişide yeni bir kriz riski, hiç kriz geçirmemiş birine göre daha yüksektir. Bu riski azaltmanın yolu ilaçları düzenli kullanmak, sigarayı tamamen bırakmak ve tansiyon, kolesterol, şeker değerlerini hedefte tutmaktır.
Kalp krizi riskimi nasıl öğrenebilirim?
Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri ölçümleri; yaşınız, aile öykünüz ve sigara gibi alışkanlıklarınız birlikte değerlendirilerek kalp krizi riskiniz hesaplanabilir. Gerekli görülürse efor testi, kalp ultrasonu veya koroner BT anjiyografi gibi tetkiklerle değerlendirme genişletilir.
Son Söz
Kalp krizi ani gelişir ama hazırlığı yıllar sürer. Bu da bize hem önlemek hem de erken müdahale etmek için zaman tanır. Belirtileri tanıyın, şüphe anında beklemeden 112’yi arayın ve risk faktörlerinizi bilerek yaşayın. Kalbinizle ilgili aklınıza takılan bir soru olduğunda bir kardiyoloğa danışmaktan çekinmeyin. Randevu ve bilgi için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Prof. Dr. Erdoğan İlkay
Kardiyoloji Uzmanı, Girişimsel Kardiyoloji
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Kendinize ait sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime başvurunuz.
